Ekonomi

Wall Street stratejisti ABD-Çin ticaret savaşı hakkındaki 3 düşüncesini paylaştı

Investing.com — Piyasalar, Başkan Donald Trump’ın Washington’ın 1 Kasım’dan itibaren Çin ithalatına yeni bir %100 gümrük vergisi ve kritik yazılımlara yeni ihracat kısıtlamaları getireceğini söylemesinin ardından Cuma günü duyarlılığın ABD-Çin ticaret gerilimine ne kadar hassas kaldığını hatırladı.

Deutsche Bank makro stratejisti Henry Allen, Washington ve Pekin arasında bu yıl başlarında durgunluk korkularını yatıştırmada çok önemli olan Mayıs ateşkesinin ardından agresif piyasa tepkisinin şaşırtıcı olmadığı gerçeğiyle başlayarak birkaç gözlemde bulundu.

12 Mayıs’ta varılan bu anlaşma, gümrük vergisi oranlarını toplam 115 baz puan düşürdü ve risk duyarlılığında bir dönüm noktası oldu.

S&P 500 o gün %3,26 yükseldi ve ABD yüksek getirili tahvil spreadleri 38 baz puan daraldı. Polymarket gibi tahmin piyasalarında fiyatlanan durgunluk olasılıkları ise keskin bir şekilde düştü. Bu arka planla, Allen herhangi bir tersine dönüş belirtisinin doğal olarak riskten kaçınma hareketi başlatacağını söyledi. Özellikle Cuma günkü satışın yürürlüğe giren tarifelerden ziyade tehditlerden kaynaklandığını belirtti.

İkinci olarak, banka ayrıca tarifelerin tek seferlik bir fiyat şoku olarak değerlendirilmemesi gerektiği konusunda uyardı. Bunun yerine, bunlar sırayla tanıtılıyor ve sürekli bir enflasyonist etki yaratıyor.

Kanada ve Meksika’ya uygulanan tarifeler Mart ayında %25’e yükseldi. Nisan’da %10’luk küresel bir taban geldi. AB ve Japonya’ya uygulanan vergiler Ağustos’ta %15’e çıktı. Aynı ay Kanada %35’e ulaştı. Bakır yaz sonlarında %50 gümrük vergisiyle karşılaştı. Markalı ilaçlar ise Ekim’den itibaren %100 gümrük vergisine tabi oldu.

Kasım ayı için Çin’e yönelik bir %100 daha tarife tehdidiyle, Allen enflasyonist etkilerin 2026’ya kadar süzülmeye devam edeceğini ve enflasyon beklentilerini ve fiyatlama davranışını şekillendireceğini söyledi.

Üçüncü olarak, Deutsche Bank stratejisti, politikanın bu yıl piyasalara “endojen bir değişken” olarak hareket ettiğini, satışların politika yapıcıları ayarlamaya yönlendirdiğini belirtti. Olumsuz piyasa tepkisini takiben Nisan’daki 90 günlük tarife uzatması, finansal piyasalardaki baskının nasıl siyasi bir fren görevi gördüğüne örnek olarak gösterildi.

Bu nedenle banka, tarife tehditleri kaldıraç olarak kullanılabilse de, tam bir durgunluk şoku tetiklemenin hiç kimsenin çıkarına olmadığını öne sürüyor.

Bu makale yapay zekanın desteğiyle oluşturulmuş, çevrilmiş ve bir editör tarafından incelenmiştir. Daha fazla bilgi için Şart ve Koşullar bölümümüze bakın.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu